Last Energy RockVale Türkiye Projeleri Direktörü ve Enerji Yatırımları Platformu ENERFORM Başkanı Mehmet Ata Ceylan, Küçük Modüler Reaktörlerin (SMR) Türkiye ve dünyada enerji politikalarının önemli bir bileşeni haline geldiğini belirtti.
Last Energy RockVale Türkiye Projeleri Direktörü ve Enerji Yatırımları Platformu ENERFORM Başkanı Mehmet Ata Ceylan
Ceylan yaptığı açıklamada, SMR teknolojisinin geleneksel büyük ölçekli nükleer santrallere kıyasla daha kompakt, modüler ve esnek bir yapı sunduğunu ifade etti. Standart fabrika üretimiyle geliştirilen SMR’lerin sahada hızlı şekilde monte edilebilmesinin yatırım sürelerini kısalttığını ve maliyetleri düşürdüğünü vurguladı. Bu özelliklerin, düşük karbonlu ve kesintisiz enerji üretimini hedefleyen ülkeler için SMR’leri cazip bir seçenek haline getirdiğini söyledi.
Birçok gelişmiş ekonominin SMR’leri geleceğin nükleer kapasitesinin temel unsurlarından biri olarak değerlendirdiğini belirten Ceylan, bu alanda stratejik yatırımların hız kazandığını ifade etti. SMR’lerin yenilenebilir enerji kaynaklarıyla entegre edildiğinde enerji arz güvenliğini güçlendirdiğini ve karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sağladığını dile getirdi. Bu eğilimin, küresel enerji dönüşümünde nükleer enerjinin yeniden merkezi bir konuma taşınmasına yol açtığını söyledi.
Dünya genelinde enerji güvenliğini artırmak, dışa bağımlılığı azaltmak ve sürdürülebilir enerji hedeflerine ulaşmak amacıyla SMR teknolojisine yoğun bir ilgi olduğunu belirten Ceylan, ABD, İngiltere ve Türkiye’nin bu alanda büyük ölçekli yatırımlar planladığını ve yeni düzenlemelere hazırlandığını ifade etti. Türkiye’nin SMR kapasitesini artırarak enerji portföyünü çeşitlendirmeyi ve nükleer enerjinin elektrik üretimindeki payını yükseltmeyi hedeflediğini söyledi. Bu kapsamda, 2050 yılına kadar en az 5 GW düzeyinde SMR kapasitesinin devreye alınmasının planlandığını aktardı.
Ceylan, Last Energy tarafından geliştirilen PWR20 çözümünün Birleşik Krallık’ta Office for Nuclear Regulation nezdinde lisans sürecini yürüten nadir projelerden biri olduğunu belirtti. 20 MWe gücündeki PWR20 mikro reaktörlerinin dünyadaki ilk örneklerden biri olduğuna dikkat çeken Ceylan, Güney Galler’de dört adet reaktör kurulmasına yönelik lisans başvurusunun yapıldığını ifade etti. Toplam 300 milyon sterlin büyüklüğündeki bu yatırımın, dört adet PWR20 tipi mikro reaktörden oluştuğunu ve projenin “Llynfi Clean Energy Projesi” adıyla hayata geçirilmesinin planlandığını söyledi.
SMR’lerin yalnızca bir enerji üretim teknolojisi olarak değil, aynı zamanda stratejik enerji bağımsızlığı, ekonomik verimlilik ve iklim hedefleriyle uyumlu bir araç olarak değerlendirildiğini vurgulayan Ceylan, artan enerji ihtiyacı karşısında bu teknolojinin dışa bağımlılığı azaltma ve enerji maliyetlerini daha yönetilebilir hale getirme açısından önemli avantajlar sunduğunu belirtti. SMR’lerin yerel ölçekte enerji üretimini mümkün kılan esnek yapısıyla, farklı bölgesel ihtiyaçlara cevap verebilecek bir çözüm sunduğunu ifade etti.
Küçük Modüler Reaktörlerin modern enerji sistemleri için giderek daha kritik bir teknoloji haline geldiğini belirten Ceylan, dünya genelinde SMR’lerin yükselişinin düşük karbonlu ve güvenilir enerji üretimi hedefleriyle paralel ilerlediğini söyledi. SMR stratejisinin enerji güvenliğini güçlendirme, yerli teknoloji kapasitesini artırma ve sürdürülebilir büyümeyi destekleme gibi çok boyutlu hedeflere hizmet ettiğini dile getirdi.
Açıklamasının sonunda Ceylan, ihracatçıların Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasına takılmaması, veri merkezlerinin Türkiye’de yaygınlaşabilmesi ve sürdürülebilir enerji arz güvenliğinin sağlanabilmesi için SMR ve MMR teknolojilerine hızla odaklanılması gerektiğini vurguladı. Bu süreçte Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Nükleer Enerji Genel Müdürlüğü, Nükleer Düzenleme Kurumu ve TENMAK’ın stratejik öncülüğünde atılacak adımların büyük önem taşıdığını ifade etti.