Kategori : ENERGY AGENDA NEWS, NUCLEAR ENERGY NEWS - Tarih : 07 May 2015
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Iğdır’a 30 kilometre mesafede, Ermenistan’da ömrünü tamamlamış nükleer santral olduğuna dikkat çekerek, çevrecilere seslendi. Yıldız, “Iğdır’da hep beraber Metsamor santrali ile alakalı bir çevre yürüyüşünde bulunalım. Neden hassasiyetinizi orada da göstermiyorsunuz?” dedi.
Bakan Yıldız, İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen 21. Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı- ICCI-2015’in açılışında konuştu. Yıldız’ın gündeminde çevrecilerin enerji yatırımlarına yönelik eleştirileri vardı. Yıldız, Türkiye’deki enerji projelerinde hassas ve duyarlı davrandıklarını söyledi. “Çevreye rağmen enerji projeleri gerçekleştirmeyel
im. Çevre ile beraber gerçekleştirelim. Bunun ayrısı gayrısı yok. Gelecek nesillerimize daha güzel bir Türkiye bırakmanın ana gerekçelerinden bir tanesi bu olacak.” dedi.
Yıldız, Türkiye’de gösterdikleri hassasiyeti, sınıra 16, Iğdır’a 16 kilometredeki Metsamor nükleer enerji santraline göstermediklerini savundu, ömrünü tamamlamış bu santrale karşı yürüyüş yapmayı önerdi:
“Ben arkadaşlarıma bir tavsiyede bulunuyorum. Çevreyi bu kadar seviyorsunuz, bu takdir edilecek bir şey. 1980 yapımı, ömrünü tamamlamış bir santral var ve bu Iğdır’a 30, sınıra 16 kilometrelik bir yerde bulunuyor. Iğdır’da hep beraber Metsamor santrali ile alakalı bir çevre yürüyüşünde bulunalım. Neden hassasiyetinizi orada da göstermiyorsunuz?”
Kömür yatırımlarının hızla devam edeceğini belirten Yıldız, “Bütün çevre şartlarına uymak kaydıyla yaptığımız işlemler daha hızlı yürütülmek zorunda. Yenilenebilir enerji kaynaklarında elde ettiğimiz hızı, yerli kömür santrallerinde de uyguluyor olabilmemiz lazım. Bunu son derece önemsiyoruz” dedi.
Ermenistan hükümeti, güvenlik nedeniyle tartışma konusu olan Metsamor nükleer santralinin kullanımını 2026’ya kadar uzatmıştı.
Yıldız, nükleer enerjiye yönelik eleştirilere de yanıt verdi:
“Nükleer güç santralleri ithal kaynak olarak tanımlanıyor ve tercüme ediliyor. Aslında sabit bir fiyatla aldığımız için yerli kaynak bazındadır. Biz nükleer güç santralleri devreye girdiğinde doğalgaza bugünün parasıyla 7,2 milyar dolar daha az para ödemiş olacağız. Çünkü biz nükleer güç santrallerini Atatürk barajının, Keban barajının yerine işletmeyeceğiz. Doğalgaz santrallerinin yerine işleteceğiz. O yüzden birinin diğerine göre daha avantajlı, bazen de daha dezavantajlı olduğu durumlar oluyor. Nükleer santrallerin kapladığı alanlar yenilenebilir enerji kaynaklarına göre daha az. Bin megavatlık bir ünitenin kapladığı alan nükleer güç santrallerinde 1 ile 4 kilometrekare. Aynı miktarda elektriği üretmek için biz güneş santrallerinden bunu yaparsak yaklaşık 20 ile 50 kilometrekarelik alan kaplıyoruz. Aynı elektrik üretimini rüzgardan elde etmeye çalışırsak 250 kilometrekare kadar bir alan kaplamamız gerekiyor. Yine de buna rağmen, yenilenebilir enerji kaynaklarının büyük bir karalılıkla önünü açmamız gerektiğini söylüyorum.”
Yıldız, Akkuyu Nükleer Güç Santrali için bugüne kadar 3,1 milyar dolarlık sermaye geldiğini vurguladı. “Akkuyu’nun geçen yıl ödediği vergi 56 milyon Türk Lirası ve şirket kurumlar vergisi listesinde 39’uncu sırada. Biz 22 milyar dolarlık bir işten bahsediyoruz şaka değil bu. İki tane 22’şer milyar dolarlık, toplam 44 milyar dolar, yani 100 milyar liranın üzerindeki bir işten bahsediyoruz” dedi.
Türk Akımı ile alakalı geliştirilen projede, dört boru hattından 63 milyar metreküp doğalgaz geleceğini hatırlatan Enerji Bakanı, uluslararası finansman yapısını çok iyi takip ettiklerini vurguladı.
Kaynak: Enerji Enstitüsü





