Sanayi İş İnsanları Derneği HESİAD Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, HES’lerin milli servet statüsünde olduğunu belirterek hibrit santraller, pompaj depolamalı HES’ler, havza su planlaması gibi etkenlerin doğru planlanması sayesinde kuraklıkla topyekûn mücadelede HES’lerin çok büyük katkısı olabileceğini, aksi durumda, finansal ve fiziksel sürdürülebilirlikleri mevcut şartlar altında çok hızlı bozulan HES’lerin 49 yıllık lisansların sona ermesinin ardından devletin elinde yalnızca ‘hayalet tesisler’ olarak kalabileceğini kaydetti.
Güven, kuraklık nedeniyle üretimde zorlanan HES’ler için, sektörün ‘sistem kullanım bedellerinin üretim üzerinden alınması ve hibrit tesis kurulumları ile alakalı sınırlamaların kaldırılması yönünde düzenleme’ beklentisi içinde olduğunu da belirterek böyle bir düzenlemenin finansal yükümlülüklerinde zorlanan HES’lerin dayanıklılığını ve sürdürülebilirliğini artıracağını vurguladı.
HESİAD Başkanı Elvan Tuğsuz Güven
HESİAD Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, hidroelektrik sektörünün afet düzeyinde yaşanan kuraklıktan en çok etkilenen sektörler arasında olduğunu ancak buna rağmen yalnızca enerji üretiminde değil kuraklıkla mücadelede de çok ciddi bir güç olabileceğini vurguladı. Güven, “Bu noktada bütünleşik bir planlamaya ihtiyacımız var. Havzalarda her açıdan etkin ve akıllıca su yönetimi planlaması yapılması, trafo ve iletim hatları açısından gerekli tüm altyapıya zaten sahip olan HES’lerimizde hibrit santral uygulamalarının önünün daha hızla açılması, sınırlamaların kaldırılması, pompaj depolamalı HES’lerin ülkemizde hızlıca devreye alınması gibi bütünleşik bir yaklaşımı devreye alabilirsek iklim kriziyle mücadelede çok daha etkin bir noktaya gelebiliriz. Ayrıca beşte bire düşen üretim rakamları nedeniyle finansal yükümlülüklerini yerine getirmekte zorlanan ve sürdürülebilirliği riske giren HES’ler için sektörün ‘sistem kullanım bedellerinin kaldırılması ve hibritlere gerekli izinlerin 6 ay içerisinde verilmesi’ ile ilgili ciddi bir beklentisi var” dedi.
HESİAD Başkanı Güven, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “Tüm dünyada olduğu gibi, küresel ısınmanın olumsuz etkilerini ülkemizde de ağır şekilde ve hep beraber deneyimliyoruz. Kuraklık nedeniyle, yüzeysel su akışlarında dramatik bir azalma söz konusu. Burada makro düzeyde bir planlamaya ihtiyaç var. Bu durum orantılı olarak HES’lerdeki enerji üretimine de olumsuz olarak yansıyor. Geldiğimiz nokta toplam kurulu gücü 32.400 MW’ın üzerinde olan HES projelerine ilişkin acil iklim eylem planlarının yapılmasını zorunlu kılıyor.” dedi.
Yayına Alan: Alperen ERTAŞ-alperen.ertas@enerjigazetesi.ist