Kategori : ELEKTRİK ENERJİSİ, ENERJİ GÜNDEMİ - Tarih : 10 Mayıs 2015
Ben şirketlerin uzun vadeli yatırım amaçlı lisanssız güneş enerjisi santrali (GES) kurmasının önünü açan uygulamaya ve bu alandaki çantacılara karşıyım.
Bu çerçevede,lisanssız GES’lerin 10 yılın sonunda lisanslı tesisler haline getirilmesini öngören düzenleme hazırlıklarını da onaylamıyorum.
Bana göre lisanssız GES uygulamaları sadece öz tüketimi ve sosyal amaçlı projeleri kapsamalıydı.
Oysa görüşe açılan taslakla getirilmesi düşünülen uygulama, resmen, çantacılara ve yurt dışı ağırlıklı yatırım guruplarıyla fonlara altın tepsi içinde sunulmuş bir armağan.
Baştan bu işe adım atanlar, uygulamadaki yönetmenliğe göre 10 yıllık devlet alım garantisi ile bu işe girmediler mi? Evet…
Ve bu kişiler 10 yılın sonundan itibaren nasıl bir uygulamanın devreye sokulacağı konusundaki belirsizliğe EVET demediler mi? Dediler…
O zaman bu taslak da neyin nesi? Kendimi ağır ifadeler kullanmamak için zor tutuyorum.
Bu çantacılar ve lisanssız GES uygulamasını ticari amaçla, yani aslında kötüye kullananların sayesinde, pek çok sosyal amaçlı ve özellikle belediyeler eliyle hayata geçirilmeye çalışılan projeler onların trafo merkezlerindeki ( 154 kV TM ) kapasiteleri kapatmalarından ötürü hayata geçirilemedi.
Şimdi bu taslak ile bir de mükâfat mı verilecek bu durumdaki kişilere?
Öz tüketim için çatılarına tesis kurmak isteyen şirketler de TM kapasitelerinin dolu görünmesinden dolayı bunu yapamıyor.
Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmenliği’nin esas amaçlarından biri fabrikaların elektrik harcamalarını düşürmek değil miydi? O zaman devlet bunları neden korumuyor ve düzenlemeyi “kötüye kullanan” bu grubu koruyor?
Gelin bu meseleye bir de Lisanslı GES yatırımcılarının gözüyle bakmaya çalışalım. Ölçümler yaptılar, önden para harcadılar ve gecen gün yapılan TEİAŞ ihalelerinde MW başına yüksek rakamlar ödeyip lisans hakkı almaya çalıştılar.
İhaleyi kazanamayanlar ise lisanslı GES başvurusu sürecine katılıp zaman ve para harcadılar. Şimdi tartışmaya açılan bu taslak, bu durumdaki kişilere (hatta bunlara kişi değil gerçek anlamda yatırımcı demek daha doğru) karşı yapılmış bir ayıp değil midir?
Ben bu konumdaki bir yatırımcı olsam “ben enayi miyim” derdim. Bence lisanslı GES yatırımına girmeye yönelenlerden pek çoğu da böyle düşünmüş olmalı.
Örneğin Karaman ilinde 65 başvuru yapıldı ve bunlardan 2 Şirket ihaleyi kazanabildi. Geriye kalan ve yaklaşık 1.000 MW civarındaki kurulu güç için başvurmuş yatırımcılar bu taslaktaki uygulamayla kendilerini nasıl hissederler sizce? Hiç bunu düşünen oldu mu?
Gelelim bu değişiklik taslağında yer alan en önemli noktaya. Lisansız GES’in 10 yıl sonra lisanslı hale getirilmesi ülke ekonomisine ne kadar fayda sağlayacak? Bana göre çok az. Lisanssız elektrik üretimi uygulamasında öz tüketim esas alınsaydı bunun getirisi çok daha yüksek olurdu.
Yazının Devamı İçin TIKLAYINIZ>>>
Kaynak: Enerji Günlüğü





